ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI MERSİN ŞUBESİ OLARAK MESLEKİ İLKELERİMİZ ÇERÇEVESİNDEBİLİMSEL VE TEKNİK GÖREVLERİMİZ ARASINDA YER ALAN GEREK ULUSAL GEREKSE YEREL ÇEVRE SORUNLARI VEDOĞA TAHRİBATLARI HAKKINDA KAMUOYUNU BİLGİLENDİREREK İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLARA BİR DİZİÖNERİLER SUNMAK ADINA RAPOR VE DEĞERLENDİRMELER YAPMAYA DEVAM EDİYORUZ.

MERSİNİMİZİN 2023YILI HAVA KALİTE KONSANTRASYON DEĞERLERİ BAZ ALARAK ‘MERSİN İLİ HAVA KİRLİLİĞİ RAPORU’ MEVCUTDURUMU DEĞERLENDİRİLMESİNİ KAMUOYUNA SUNUYORUZ.

(YETİŞ HALK HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

HAVA KALİTESİ ÖLÇÜM SONUÇLARININ İNCELENMESİ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Ulusal Hava İzleme Merkezi'nden

alınan verilere göre Mersin’de yer alan 7 adet hava kalitesi ölçüm istasyonundan PM2.5, PM10

kirleticileri için alınan 2023 ölçüm verileri aşağıda yer alan kısımlarda belirtildiği gibidir.

“Mersin’de PM2.5 ve PM10 Hava Kirletici Ölçümlerinin Değerlendirilmesi”

Hava kirliliğine açısından, çapı 2.5 mikrona eşit ya da daha küçük olan maddelere

Partikül Madde 2.5 (PM2.5) denilmektedir. PM2.5, ağırlıklı olarak fosil yakıtların kullanımı

sonucu açığa çıkmakta ve canlılarda çok ciddi kalp, damar, solunum, dolaşım sistemi

problemlerine neden olmakta ve maruz kalındığı seviyeye bağlı olarak da ölümlere yol

açabilmektedir (Tablo 1.).

 

Tablo 1. PM10 ve PM2.5 için İnsan Sağlığının Korunması İçin 24 Saatlik Limit Değerleri

PM10 (µg/m3

) PM2.5 (µg/m3

)

AB Üye Ülkeleri Sınır Değeri 50 -

Ulusal Limit Değer 50 -

PM10 Değeri 24 saatlik insan sağlığının korunması için ise ulusal mevzuatlarda sınır

limit değer 50 µg/m3

(bir yılda 35 defadan fazla aşılmaz), AB Üye Ülkeleri Sınır Değeri sınır

değerlerine göre de 50 (µg/m3

) olarak belirlenmiştir. Ulusal ve uluslararası sınır değerleri baz

alınarak gerçekleştirilen değerlendirmeye göre Mersin ili sınır değeri aşan kirli gün sayısı Tablo

2. ‘de sunulmuştur.

Tablo 2. PM10 ve PM2.5 Kirlilik Parametrelerinde Ulusal ve AB Üye Ülkeleri Sınır

Değerlerine Göre İstasyon Bazında Yaşanan Kirli Gün Sayısı

İstasyonlarda yıl bazında ölçüm yapılan gün sayısına bakıldığı zaman ortalama olarak yılın

büyük bir gün sayısı kadar ölçüm yapıldığı görülmekte olup bazı istasyonlarda ölçüm

yapılmayan gün sayısının fazla olması dikkat çekmektedir. Taşucu, Toroslar ve Yenişehir

istasyonlarında PM2,5 ölçümlerinin yapılmadığı, Akdeniz ve İstiklal İstasyonlarında yılın

yarısı gün kadar ölçüm yapılmayıp veri alınmadığı da görülmektedir. PM10 değerlerinde ise

Akdeniz ve Taşucu istasyonlarında ölçüm yapılmayan gün sayısının fazla olması verilerin

sağlıklı değerlendirilmesinin önüne geçmektedir. İstasyon bazında ölçüm yapılmayan gün

sayısı verileri Tablo 3’de ifade edildiği gibidir.

Tablo 3. Ölçüm İstasyonuna Göre ölçüm yapılmayan gün sayıları

İstasyon Ölçüm Yapılmayan Gün

Sayısı (Gün)

PM10 PM2,5

Akdeniz 64 189

Huzurkent 22 25

İstiklal 26 132

Tarsus 2 49

Taşucu 55 Ölçüm yok

Toroslar 22 Ölçüm yok

Yenişehir 10 Ölçüm yok

İstasyon Akdeniz Huzurkent İstiklal Tarsus Taşucu Toroslar Yenişehir

Yukarıda ki kısımlarda yer alan Tablo 1’e göre PM10 sınır değeri için Ulusal Limit

Değeri ile AB Üye Ülkeleri Sınır Değeri aynı olup 50 (µg/m3

) şeklindedir. Elde edilen veriler

nezdinde, Akdeniz ölçüm istasyonunda PM10 kirletici türü AB Üye Ülkeleri ve ulusal sınır

değerlerimize göre 251 gün kirli gün ölçümü yaşandığı görülmekte olup 301 gün ölçüm

gerçekleştirildiği ve ölçülen günlerin yaklaşık olarak %84 ‘ü sınır değerinin üstünde yer

almaktadır. Huzurkent istasyonunda ise yılın 343 günü ölçülen değerlerin 101 günü kirli hava

ölçümleri gerçekleşmiştir. İstiklal istasyonunda 241 gün, Yenişehir 122 gün, Tarsus

istasyonlarında 155 gün, Toroslar istasyonunda 77 gün, Taşucu istasyonunda 28 gün kirli hava

yaşandığı görülmüştür. Ölçüm gerçekleştirilen Taşucu istasyonu hariç tüm istasyonlarda bir

yılda 35 defadan daha fazla kirli gün sayısı gerçekleştiği ulusal mevzuat kriterlerine uyulmadığı

görülmüştür.

PM2,5 Kirletici Değeri için;

Mersin ilimizde geçmiş yılların aksine 2023 yılında PM2.5 limit değer ölçümü Akdeniz,

Huzurkent, İstiklal ve Tarsus İstasyonlarında gerçekleştirilmiştir. PM2.5 sınır değeri ulusal

mevzuatımıza göre ise herhangi bir sınır değer belirlenmediği bilinmektedir (Tablo 1.). Ulusal

mevzuatlarca herhangi bir sınır değerinin olmayışı ölçüm yapılan her günün kir gün olarak

kabul edilebileceği söylenebilir. Bu noktada 2023 yılı içerisinde Akdeniz İstasyonunda 176

gün, Huzurkent istasyonunda 325 gün, İstiklal Ölçüm İstasyonunda 273, Tarsus ölçüm

istasyonunda ise 316 gün kirli gün sayısı olduğu ortaya çıkmıştır. İstasyonda ölçüm

potansiyellerini değerlendirdiğimiz zaman PM2.5 değeri bir önceki yıla göre istasyon bazında

ölçülmeyen gün sayısının daha fazla olduğu ve bu durumun sağlıklı veri alımı ve

değerlendirilmesi için uygun bir koşul oluşturmadığını ifade edebiliriz. Diğer yandan Taşucu,

Toroslar ve Yenişehir istasyonlarında PM2,5 değerinin ölçümlerinin yapılamaması halk sağlığı

ve çevre sağlığı açısından son derece önemli bir eksiklik olduğunu söyleyebiliriz.

“Kirli Hava Kentimizde Belirgin olarak hissedilmektedir”

İnsanoğlunun, toplumsal refah açısından, sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yaşam

sürdürebilmesi için temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşaması gerekliliği açıktır. Yaşamımızı

sürdürdüğümüz çevrenin bozulmasını incelendiğimizde bu olumsuz durumun genellikle

 

4

doğrudan veya dolaylı olarak insan kaynaklı olduğu tespit edilmektedir. Söz konusu tahribatın

temelinde yer alan önemli kirlilik sınıflarından biri olan hava kirliliği, kentimizde belirgin

olarak hissedilmekte canlı sağlığı ve yaşam fonksiyonlarına etki ettiği görülmektedir.

Hava kalitesi ölçüm istasyonlarından PM2.5, PM10 kirleticisi için elde edilen verilere

göre kentimizde hava kirliliği gün sayılası tespit edilmeye çalışılmıştır. Veriler Ulusal sınır

değerleri ve AB üye ülkelerin standartlarına göre yorumlanmıştır.

Mersin’de, 7 adet ölçüm istasyonu yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası sınır değerleri

baz alınarak gerçekleştirilen değerlendirmeye göre elde edilen ölçümler değerlendirildiğinde

istasyonlarda ölçüm yapılan gün sayısı ile orantılı olarak kirli gün sayısı oranının yüksek olduğu

görülmektedir. Hava kirliliği potansiyeli bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Nüfus

yoğunluğu fazla olan kent merkezlerinde ulaşımdan ve ısınma kaynaklı hava kirliliği de etkisini

olduğu görülmektedir.

Nihayetinde Mersin’de ve ülkemizin tamamında hava kirliliği sorunu görülmektedir.

Kirletici analizlerinin düzenli yapılması, yıl bazında ölçüm yapılmayan gün sayısının olmaması

ve standart sapma oranlarının en az düzeyde kalması ve aynı zamanda da bu verilerin sağlıklı

bir şekilde kamuoyuna sunulması gerekliliği açıktır.

Kentsel alanlarda hava kirliliğinin günlük yaşantımız üzerinde güçlü bir etkisi vardır.

Özellikle nüfus artışı ve kentleşmeye bağlı olarak ortaya çıkan hava kirliliği, yaşamı oldukça

olumsuz etkilemektedir. Mersin’de hava kirliliğinin kirletici parametrelerine dayalı ortaya

konulması, yurttaşlarımız açısından oldukça önemlidir.

Kentimizde 2023 yılı içerisinde bazı istasyonlarda PM2.5 ve PM10 değerlerinde ve

buna bağlı olarak kirli gün sayılarında artış yaşandığı bazı istasyonlarda ise kirli hava gün

sayılarında azalış gerçekleştiği görülmektedir (Tablo 2). Diğer yandan 2023 yılı içerisinde

PM10 ve PM2.5 kirleticisinin yıl bazında ölçüm yapılmayan gün sayısının fazlalığı gözden

kaçmamaktadır (Tablo 3). Bu durum yıl bazında Mersin’de hava kalitesinin bilimsel ve teknik

açıdan sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır. Geçen yıllarda olduğu gibi

 

5

hayati öneme sahip olan ve giderek kirlilik potansiyelinde artış olduğunu gözlemlediğimiz

PM2.5 ölçümlerinin Taşucu, Toroslar ve Yenişehir ilçelerinde yapılmaması önemli bir eksik

olarak karşımıza çıkmaktadır. Verilerin sağlıklı ölçümü ve değerlerin elde edilmesi standart

sapma oranını azaltıp veri kalitesini güçlendirecek ve yurttaşların soluduğu havanın ne

olduğunu anlamasına yardımcı olacaktır. Tüm bu veriler ışığında Mersinin hava kalitesinin

sınıflandırılmasının ve kalitesinin ne olduğu tam olarak anlaşılmamaktadır.

Kentimizde özellikle kış aylarının başlamasıyla birlikte ısınma için kullanılan yakıtlar

ve araçların egzozlarından çıkan gazlar nedeniyle hava kirletici konsantrasyonları ve buna bağlı

olarak da hava kirliliği artış gösterdiği söylenebilir. Keza, kentimizin yerleşimi, yeşil ve yapısız

alanların varlığı, yapıların geometrisi, binaların termal özellikleri, taşıt trafiği, sabit termal

sistemleri ve yerel mikro iklim koşulları hava kalitesi üzerinde oldukça etkili olan faktörlerdir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya nüfusunun %91'ini oluşturan popülasyonun

yaşadığı yerlerde, hava kalitesinin sınır değerleri aştığını ve her yıl 4.2 milyon kişinin hava

kirliliğine bağlı olarak yaşamını yitirdiğini belirtmektedir (WHO, 2020). Bu derece kritik bir

öneme sahip ve uluslararası kuruluşlarca da dikkat çekilen bir çevre sorunu hakkında

kentimizde kalıcı ve ciddi yönde önleme çalışmalarının yapılmadığını görmek kabul edilebilir

değildir.

Nihayetinde gerçekleştirdiğimiz gözlemler ile birlikte kent genelinde kava kirleticileri ve

konsantrasyonlarında artış meydana geldiği ölçüm yapılmayan gün sayısında ise fazlalık olması

kaygı vericidir ve hava kirliliğine sebep olan kirleticilerin minimize edilmesi dikkate alınması

gereken bir konudur. Bu noktada:

 Bu kirleticilerin mekânsal farklılıklarının ortaya konması,

 Kentimizin hava kirliliği kaynaklı sağlık riskinin hesaplanması,

 Temel Bileşenler Analizi ile muhtemel kaynak tespitinin yapılması,

son derece önemli olduğunu ifade ediyoruz.

 

6

HAVA KİRLİLİĞİNİN AZALTIMI, KONTROLÜ VE ÖLÇÜMLERİN

GERÇEKLEŞTİRMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR

Hava kirliliğini azaltma ve kontrol yöntemleri olarak “Çevre Yönetimi ve Kentsel

Planlama Yaklaşımları Bağlamında” olmak üzere mesleki olarak talep ve önerilerimiz iki ana

başlık altında sıralanmıştır.

Çevre Yönetimi Bağlamında;

 Hava Kirliliği Sorunu ve Çözüme Yönelik yasal yaptırımlar ve mevzuat açısından

uygulanabilirlik güncellenmeli ve etkin hale getirilmelidir,

 Enerji için yemek yapımı, ısınma ve ışıklandırma gibi evlerde kullanılan enerjinin temiz

enerji olmasının desteklenmesi,

 Yenilenebilir temiz enerji üretiminin daha da arttırılması ve yeni termik santrallere izin

verilmemesi,

 Ulaşım için toplu taşımanın kullanımının artırılması, hızlı, konforlu, ucuz ulaşımın

desteklenmesi, kirletici vasfı yüksek yaşlı araçların trafikten çekilmelerinin sağlanması, az

salım yapan araçların kullanımının desteklenmesi, benzindeki sülfür içeriğinin

azaltılmasının sağlanması,

 Atık yönetimi için atıkların azaltılmasının desteklenmesi, kaynağında atık ayrıştırma, geri

dönüşüm ve geri kazanımın yapılmasının sağlanması, atıklardan enerji üretiminin yapılması

veya enerji üretilemeyen zamanlarda salınımların kontrolünün sağlanması,

 Evlerde ısınma amaçlı ve sanayi amaçlı kullanılan kömürlerin Çevre, Şehircilik ve İklim

Değişikliği İl Müdürlüğü’nce kontrol edilmesi, kalitesiz kömür kullanımına kesinlikle izin

verilmemelidir.

 Katı yakıt olarak kömür tercih edilmesi durumunda Isıl değeri yüksek, kükürt içeriği ve nemi

düşük, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nce katı yakıt satıcısı kayıt

belgesi düzenlenmiş satış yerlerinden satış izin belgesi düzenlenmiş katı yakıtlar satın

alınmalıdır.

 Kamu kurum ve kuruluşlarına ait tüm vasıtalar dahil, trafikte kullanılan bütün motorlu kara

taşıtlarının motor ve egzoz sistemlerinin bakımları yapılmalı, egzoz gazı emisyon

ölçümlerinin zamanında yaptırılmasına dikkat edilmelidir.

 

7

 Hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde kömür kullanımını azaltılması için evlere kalitesiz

kömür yardımı yerine doğalgaz altyapı ya da kaynak yardımı yapılması, ısınmada verimlilik

sağlanması için binaların yalıtımlarının kontrol edilmesi, bina yalıtımının sağlanması için

teşvik sistemleri oluşturulması ve merkezi ısıtma sistemlerine geçilmelidir.

Kentsel Planlama Yaklaşımları Bağlamında;

 Kent planlaması için binalarda enerji verimliliğinin sağlanması, yeşil alanların

oluşturulması, düşük emisyon bölgeleri belirlenmelidir.

 Kentsel hava kirliliği haritaları ve kent iklim öğeleri modelleme ve simülasyon haritaları

oluşturularak hava kirliliği kaynaklı oluşabilecek problemleri için somut çözüm yollarını

uygulanmalıdır.

 İklimsel veriler, Hava kalitesi verileri ile kent planlama pratiğini birleştiren ve bunun

uygulanmasını sağlayan yerel politikalar ve yönetimler oluşturulmalıdır.

 Hava kirliliği ölçüm istasyonlarının sayıları artırılarak kentin hava kirliliği haritası

oluşturulmalı ve yeni imar planlamalarının bu hava kirliliği haritası ile uyum içerisinde

olması sağlanmalıdır.

 Kentle ilgili tüm verilerin yer aldığı Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) oluşturulması son

derece ihtiyaç olup bu CBS sisteminin Hava Kirliliği verileri kullanılarak modellenmesi

sağlanmalıdır.

 Kentin çevresine yapılacak yapıların, hava devinimi koridoru oluşturacak şekilde ve

kirleticileri kentten uzaklaştıracak şekilde kurulmasına ayrıca özen gösterilmesi

gerekmektedir.

 Hava kalitesi ile ilgili kontrol yöntemlerinin geliştirilmesi için; özellikle yeni yerleşim

bölgelerinde baskın hava devinimi yönü düşünülerek konutlaşmaya gidilmelidir. Taşıt ve

ısınma nedeniyle oluşan kirlenmenin atmosferde dağılımı için yapılar arasında hava dolaşımı

sağlayıcı bir yapılaşmaya dikkat edilmeli ve yeni yerleşim merkezlerinde merkezi ısıtmayı

yönlendirici ve zorunlu kılıcı tedbirler alınmalıdır.

 Endüstri alanlarını yerleşim bölgelerinden yeşil alanlar ile ayırmak için, toz süzülmesi amacı

ile ağaçlık alanlar olanaklı olduğu ölçüde konutlara yakın bir konumda düşünülmelidir.

TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI MERSİN ŞUBE

4. DÖNEM YÖNETİM KURULU